Niye Saylıca

Yaylalarımız

El Sanatları

Artvin Ekonomik Yapısı

Temsilcilerimiz

Yaşadığımız yer evimiz

Erol Temiz

Erol Temiz / 25.03.2008

Çevre kirliliği, çevre sağlığı, çevrecilik gündeme geldiğinde nedense aklıma hep en yakın çevre olan ev gelir. Çevreciliğe evden başlamak sonra sokaktan devam etmek gerektiğini düşünürüm. Benim çevrecilik anlayışımda sadece ekolojik çevre değil aynı zamanda “PSİKOLOJİK ÇEVRE”, “SOSYAL ÇEVRE” ve “KÜLTÜREL ÇEVRE” gibi kavramlar da yer alır. Konunun çok fazla detaylı ve derin boyutları olmakla birlikte kendi adıma sadece psikolojik tarafıyla ve ruh sağlığı açısından ilgileniyorum. Son güncel veriler olmamakla birlikte geniş ailenin artık yok denecek noktaya doğru geldiği söylenebilir. Bu durumda sadece evde çekirdek aile olduğunu varsayabiliriz. Evlerimiz özellikle modern kentlerde bir korunak görevi görmektedir. İş hayatından, bulvarlardan, kalabalıktan, trafikten ve diğer insanlardan kurtulup kendimize ait kuralları bizim koyduğumuz bir alandan söz ediyoruz. Evin dışındaki bu yabancı çevre bireyde sürekli stres ve kaygı oluşturan potansiyel unsurlar olarak görülebilir. Bu durumda evi psikolojik bir korunak olarak da kullanıyor olabilir kişi. Eğer yoğun bir iş hayatına sahip, çok stres yaşayan bir aile bireyi varsa evde; ailenin diğer bireylerinin evin psikolojik korunak fonksiyonunu düşünerek terapötik bir yaklaşım sergilemeleri yerinde olur. Daha açık ifade etmek gerekirse eşlerden biri dışarıda stres yaşıyor, eve sinirli geliyor ve sık sık bunaldığından söz ediyorsa evi onun için bir rahatlama, dışarıdaki hayattan kurtulma ve “ohh bee, dünya varmış” dedirtecek huzurlu bir köşe haline getirmek gerekir. Eşinize bu huzur ortamını oluşturacak terapi yaklaşımı için: 1- Evin dışındaki dünyadan (çözülecek bir sorun olmadıkça) çok fazla konuşmayın. Dışarıdaki bunaltan havadan kurtulmasını sağlayın. Üçüncü şahıslarla yaşanan sorunları konuşmak dertleşmek amacıyla olursa faydalıdır, fakat yeterince empatik yaklaşamayan kişiler stres ve kaygının devam etmesine, biriken kin duygularının bazen suçluluk duygularının şiddetlenmesine sebep olabilir. 2- Huzur ve mutluluk her birey için farklı anlamlar taşıyabilir. Eşinizin yada çocuğunuzun kendini mutlu ve huzurlu hissedeceği anları biliyorsunuzdur. Ona bu mutluluğu yaşatın. 3- Evin fiziksel ortamında karmaşa olmamalıdır. 4- Müzik, kısık sesli bir müzik her zaman rahatlatır. Genellikle klasik, slow, newage, tasavvuf müziği, türk sanat müziğinin enstrümental formları daha faydalı olabilir. SOSYAL ÇEVRE OLARAK EVİMİZ Evimiz aynı zamanda sosyal çevrenin bir unsurudur. Komşu ilişkileri, ev ziyaretleri, akraba ziyaretleri hep evimizde gerçekleşir. Önemli sosyal olayların çekirdeği evde atılır. Türk toplumunda henüz yok olmamış olan kız isteme ailenin çekirdeği olarak yine evde atılır. Evimize birisini davet etmemiz samimiyetin önemli bir aşamasıdır. Ailece yapılan davetler samimiyetin artmasına ve iyi ilişkilerin pekişmesine sebep olur. Evde yapılan yemekli davet ve ziyafetler dışarıda yakalanamayan bir atmosferde gerçekleşir. Hele Anadoluda hiç kaybolmayan sıra geceleri, oturmalar, çiğ köfte partileri, arabaşı geceleri çok daha farklı birer sosyal çevre unsurudur. Anadolunun birçok yerinde hala “misafir odası” diye bir kavram vardır. Misafir odası misafirlerin ağırlandığı, oturulan ve misafirin geceleyip yattığı yerlerdir. Yatılı misafir ağırlamak Müslüman geleneğimizin misafirperverliğini yansıtır. Bu güzel geleneği yaşatmaya çalışmak gerek kültürümüzün korunmasında, gerekse yabancılaşma karşısında direnç göstermede önemli bir destek noktasıdır. Modern hayata geçişte, “misafir odası” gibi bir kavram kalmadıysa da, salonlarımıza 80’li yıllarda arzı endam eden çek-yatlar (şimdiki yeni görüntüleriyle oturma grupları) çok güzel bir çözüm olarak takdir edilmelidir. Evin salonunu hem salon, hem misafir odası haline getirebilir bir çek-yat. Artık yüklüklerinde serilecek yatak olan evler çok azdır, ama her evde birkaç tane çek-yat veya yatak olabilen oturma gurubu bulunmaktadır. Bu da evlerimize yatılı misafir kabul edebilme rahatlığı veriyor. FİZİKSEL ÇEVRE OLARAK EVİMİZ Evin fiziksel ortamı rahat ve huzur verici olmalıdır ki modern hayatın getirdiği sorunlardan uzaklaştığımız bir psikolojik korunak haline gelebilsin. Lüksü ve kalitesi elbette farklı olacaktır, fakat her evin fiziksel ortamı, insan psikolojisine olumlu etkiler bırakabilmesi için şunlara dikkat edilmelidir. 1- Mimari plan yapılırken kullanışlılığa dikkat edilmelidir. 2- Evde bulunan bütün malzemelerin özellikle seçilmiş olması, aile bireylerinin evi sahiplenmeleri, “evimiz” demelerini sağlar. Bu sebeple yeni ev döşeyeceklerin her şeyi birlikte seçmeleri, çocuklu aileler eve bir demirbaş alırken çocukları da götürmeleri önemlidir. 3- Duvarın boyası sağlığa zararlı maddeler içermemelidir. 4- Boyaların ve mefruşatın renkleri aile bireylerinin zevkine uygun olmakla beraber renklerin evrensel etkileri de düşünülerek seçilmelidir. 5- Sadelik her zaman huzur verir, renklerde uyum rahatlatır, karmaşa ve kaos depresyon oluşturur. 6- Aile bireylerine ayrılan odaların çok keskin hatlarla ayrılmaması bireylerde “ben” yerine “biz” duygusunun oluşmasını ve toplumsal paylaşmaya evden başlamalarını sağlar. KÜLTÜREL ÇEVRE OLARAK EVİMİZ Kültürün nesillere aktarılmasında ilk görev aileye düşüyor ve bu aktarma işi çoğunlukla evde gerçekleşir. Kültürel unsurların nostaljik bir köşe olarak kalması ve müzelik olmasında söz etmiyorum. Evin her tarafının kendi kültürünüze uygun olması aile bireylerinin hem kendi geçmişleri ile bağlantı kurmalarına hem de oluşacak “burası bize ait” duygusu ile psikolojik korunak işlevinin daha da pekişmesine sebep olur. “Bizim evimizde…” diye başlayarak “…. yapılırdı” diye devam eden iç çekmeleri duymuşsunuzdur. Bu duygu aslında mevcut halden memnun olmamanın sonucudur. Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr

SAĞLIK

KİMLER KAN VEREBİLİR?
Saylica.Com Web Ekibi
08.09.2009
ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA
Saylica.Com Web Ekibi
02.07.2009
DOĞADAN 11 SAĞLIK BOMBASI
Saylica.Com Web Ekibi
07.05.2009
İNSAN VUCUDUNDA BİLİNMEYEN 16 GERÇEK
Saylica.Com Web Ekibi
22.04.2009
KANSER ÇEŞİTLERİ VE BELİRTİLERİ
Hasan Büyük
14.07.2008
BU YAZ NE YİYELİM, İÇELİM
Demet Büyük
27.05.2008
YENİ SOSYAL SİGORTALAR YASASI
Demet Büyük
21.04.2008
KANSERE KARŞI "DOĞRU BESLENME"NİN ÖNEMİ
Özgür Meydan
10.04.2008
KANSERE KARŞI
Özgür Meydan
10.04.2008
ELMA VE KIRMIZI BİBER
Ayfettin Geçkin
07.04.2008
YAŞADIĞIMIZ YER EVİMİZ
Erol Temiz
25.03.2008
SEBZE VE MEYVELERİN SAĞLIĞIMIZDAKİ FOKSİYONLARI
Saylica.Com Web Ekibi
23.01.2008
SSK YASA TASARISI
Demet Büyük
21.01.2008
HEPATİT-B HASTALIĞI
Demet Büyük
02.12.2007
GRİP HASTALIĞINI HAFİFE ALMAYIN
Demet Büyük
05.11.2007
KANSERE NASIL MEYDAN OKURSUNUZ?
Demet Büyük
27.10.2007
STRES, GRİBİ DE TETİKLİYOR
Levent Özcan
04.10.2007
RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME
Metin Doğan
21.09.2007
AMAN HA......
Özgür Meydan
10.09.2007
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SPOR
Ömer Büyük
25.08.2007
ŞEKER HASTALIĞINA KARŞI 13 ÖNERİ
Mehmet Doğan
15.08.2007
YÜRÜMELİYİZ AMA NASIL VE NE KADAR?
Saylica.Com Web Ekibi
19.07.2007
NE OLACAK KÖYÜMÜZÜN HALİ
22.04.2007
SOSYAL GÜVENLİKTE YENİ DÖNEME DOĞRU
Saylica.Com Web Ekibi
03.01.2007